Google


GÖRENLERİ ŞAŞIRTTI (çok büyüktü)


6/8/2009 · Kategori: HABERLER

denizden geldi denizden geldi-1 denizden geldi-2 denizden geldi-4 denizden geldi-5 denizden geldi-6 denizden geldi-7

İngiltere'nin Galler bölgesindeki Gower Yarımadası kıyılarında tatil yapanlar geçen gün kıyıya vuran tuhaf şeyi görünce tam bir şok yaşadılar.

GÖRENLERİ ŞAŞIRTTI Daha önce hiç görmedikleri bu tuhaf deniz "yaratığına" bakakalan yüzlerce kişi, önce su yüzeyinde yüzen, daha sonra da kıyıya vuran "yaratığın" yanına yaklaşmaya bile çekindi.

Uzunluğu 2 metreyi aşan ve tamamen ahtapot kolları gibi hareketli uzantılardan oluşan tuhaf "deniz canlısı"nın aslında tek bir canlı değil, yüzlercedenizden geldi-5  canlının oluşturduğu bir "koloni" olduğu anlaşıldı.

Swansea'da, Oxwich Beach adlı plaja vuran bu tuhaf "koloni" hakkında bilgi veren Swansea Üniversitesi'nden Prof. Paul Brain "Bu ender görülecek bir olay. Bu deniz canlıları 'barnakle" olarak biliniyor. Aslında derin sulardaki
gemi enkazlarına yapışır ve planktonla beslenip büyürler. Ancak su yüzeyinde böyle bir koloni görmek pek mümkün değil. Bu, fırtınalı havanın etkisi olmalı. Deniz son derece dalgalıydı ve büyük ihtimalle bu koloninin oluştuğu bir enkaz parçasını koarıp su yüzeyine getirdi. Gerçekten de çok korkunç görünüyor. İnsanların şaşırması çok doğal" dedi.

İspanya ve Portekiz'de bu deniz canlıları, midyeler kadar çok tüketiliyor. Üç kısmındaki kabukla birlikte servis ediliyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ağabeyini hapisten kurtarmak için..


6/8/2009 · Kategori: HABERLER

 

AĞABEYİ İÇİN İFADE DEĞİŞTİRDİ 
Siirt'te yerel radyodaki arkadaşını ziyaret ettiği için üvey ağabeyinin 6. kattan aşağı ittiği ve hastaneye götürülürken amcası tarafından sedyede bıçaklanan genç kız, ağabeyini hapisten kurtarmak için ifade değiştirdi. 
İki ay önce arkadaşını görmek için gittiği yerel radyoda yakınlarının saldırısına uğrayan 17 yaşındaki Narin E., Siirt Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadede, pencereden kendisinin atladığını söyledi. Narin E., bir önceki ifadesinin aksine "Ağabeyim beni itmedi" dedi. Böylece tutuklu bulunan Suat E. serbest kaldı. Narin'i yaralı haldeyken sedyede bıçaklayan amcasını da hapisten kurtarmanın yolları aranıyor. Olaydan sonra "Bu namus meselesidir. Onu eninde sonunda öldüreceğim" diye ifade veren Abdurrahim E.'nin avukatı, müvekkilinin cezai ehliyetinin olup olmadığının belirlenmesi için başvuruda bulundu. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevkedilen Abdurrahim E.'nin hastanede iki ay gözetim altında tutulabileceği belirtildi. Olaya ilgili iddianame de Abdurahim E. ile ilgili gelecek rapora göre hazırlanacak.Milliyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

Para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalktı!


6/8/2009 · Kategori: HABERLER

3. sayfa haber turu

 

Para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalktı!

Girdiği evde para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalkışırken ikizinin uyanıp ağlaması sonucunda fark edildi, kaçmak isterken düşüp öldü...
Adana'da evinden kaçırılmak istenen 1.5 aylık Mustafa Atakul, acıktığı için uyanıp, ağlayan ikizi sayesinde kurtuldu. Ağlayan bebeğin karnını doyuran anneyle göz göze gelen şüpheli 46 yaşındaki Mustafa Çakmak, kucağındaki bebeği bırakıp, yatak odasına saklandı. Çakmak, ikizlerin babasıyla yaşadığı boğuşmada bıçakla yaralanıp, kaçmak amacıyla 2'nci kattaki evin balkonundan atlayınca kemikleri kırılıp, yaşamını yitirdi.
Tüyleri ürperten bebek hırsızlığı girişimi olayı, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Hanedan Mahallesi Bakımyurdu Caddesi'nde, Atakul ailesinin kiracı olarak oturduğu meydana geldi. 2'nci katta oturan 30 yaşındaki Yasemin ve Mehmet Atakul çifti, havanın sıcak oluşu nedeniyle, 2 yaşındaki kızları Gülten ve 1.5 aylık ikizleri Mustafa ve Ramazan Atakul ile birlikte balkonda yattı. Anne Yasemin Atakul, ikizlerden, acıkan Ramazan'ın ağlamasını duyunca, onu alıp içeri geçti. Bebeği için mama hazırlayıp, karnını doyurmaya hazırlanan anne Atakul, oturma odasına geçtiğinde kucağında diğer ikiz bebeği Mustafa bulunan Mustafa Çakmak ile karşılaştı. Yasemin Atakul, "Yetişin çocuğumu kaçırıyorlar" diye bağırması üzerine telaşlanan Mustafa Çakmak, bebeği kanepenin üzerine fırlatıp, yatak odasına kaçtı. Bu sırada, inşaat işçiliği yapan Mehmet Atakul da uyandı. Yatak odasındaki elbise dolabının kapağında şüpheli Çakmak'ın parmaklarını gören Atakul, eşine "Polise haber ver. Bana da bıçak getir" dedi.
Mehmet Atakul, bıçakla yatak odasına girdiğinde Çakamak dolaptan çıkıp, onunla boğuştu. Boğuşma sırasında sağ kalçasından bıçakla yaralanan Mustafa Çakmak, 2'nci kattaki balkondan atladı. Ağır yaralanan, hırsızlıktan sabıkası ve çok sayıda polis kaydı bulunduğu belirtilen Çakmak, Mehmet Atakul'un çağırdığı ambulansla Adana Devlet Hastanesi'ne götürüldü, ancak müdahaleye rağmen olaydan yaklaşık 2 saat sonra yaşamını yitirdi. Gözaltına alınan Mehmet Atakul, sorgusundan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İKİZLERE SARILIP AĞLADILAR


Atakul çifti, olayın ardından kızlarına ve ikiz bebeklere sarılıp, "Böyle olsun istemezdik" diyerek ağladı. Kucağında Ramazan'la ağlayan anne Yasemin Atakul, "Ramazan, Mustafa'nın kurtulmasını sağladı. Ramazan uyanınca Mustafa kurtuldu. Çok kötü anlar geçirdik. Ramazan mama için ağlayarak uyandı. Ona mama vermek için içeri getirdim. Birden hırsızla göz göze geldim. Mustafa elindeydi ve sıkı sıkı tutmuştu. Ben bağırınca Mustafa'yı kanepe üzerine fırlatıp, 'Sus' dedi. O arada eşim uyanınca yatak odasına kaçtı. Sonra eşim benden kendini savunması için bıçak istedi ve polisi aramamı istedi. Birden çıkarak eşimin üzerine yürüdü, koşarak balkondan atladı. Ramazan sayesinde hepimiz kurtulduk. Allah çocuklarımı bize bağışladı" dedi.
Oğlu Mustafa'yı öpen Mehmet Atakul da "Seni götürselerdi ben ne yapardım?" diye gözyaşı döktü. Çocuklarını kaybetme korkusu geçirdiğini kaydeden Atakul, "Böyle olsun istemezdim. O da bir can. Kendini balkondan aşağı attı. Kurtulsun diye ambulansa haber verdim. Fakat olmadı" diye konuştu.
Atakul çifti, yaşadıkları bu olay sonrası aynı binanın birinci katında oturan ev sahiplerinin kendilerinden evden çıkmalarını istediğini de sözlerine ekledi.Milliyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

TSK, "insansız silah kuleleri"yle güçlenecek


22/3/2008 · Kategori: HABERLER

A.A.

Türk savunma sanayinin önemli kuruluşlarından Aselsan ve FNSS Savunma Sistemleri

A.Ş, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere askeri zırhlıların tahrip gücünü artıran

 ve zayiatı azaltacak özellikte 'insansız silah kulesi' geliştirmek için bir araya geldi.

Sistemin geliştirilmesine ilişkin protokol Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nda imzalandı. İmza

töreninde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Türk savunma şirketlerinin

geldiği noktadan memnuniyeti dile getirirken, geliştirme projesinin bir senede teslim aşamasına

 gelmesinin hayli iddialı bir takvim olduğunu söyledi.

Bayar, şirketler arası teknolojik işbirliği ve kendi kaynaklarıyla yaptığı bu Ar-Ge'nin sektör

şirketleri için önemli bir örnek teşkil edeceğini vurguladı.

FNSS Genel Müdürü Nail Kurt, şirketlerinin yurtdışında da önemli işbirliği projelerine imza

attığını, yurtdışına pazarladığı ürünlerinde de Asalsen, MKEK gibi Türk şirketlerinin ürünlerini

kullandıklarını anlattı.

Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman, geliştirecekleri ürünün gece-gündüz atış yapabileceğini,

yurtiçi ve yurtdışında büyük talep göreceğini söyledi.

Genel Müdür Ergeneman, geliştirecekleri uzaktan kumandalı kulenin yeni üretilen zırhlılara monte

edilebileceği gibi, mevcut zırhlı araçların modernizasyonunda da kullanılabileceğini kaydetti.

Ergeneman, her türlü hava koşulunda kullanılabilecek ve atış isabetini artırarak uzaktan kumandalı

olması nedeniyle insan kaybını azaltacak sistemin, terörle mücadelede önemli bir kazanım

sağlayacağını vurguladı.

ZIRHLI KULELERİ BÜYÜK AVANTAJ SAĞLAYACAK

Aselsan ve FNSS, tekerlekli ve paletli zırhlı araçlara entegre edilmek üzere 24 veya 30 mm

otomatik topların silah olarak kullanılacağı, zırhlı korumalı, uzaktan komutalı ve stabilize atış

kontrol sistemine sahip silah kulesini ortak geliştirmeye karar verdiler.

Tekerlekli ve paletli zırhlı araçlar ile zırhlı silah kulesi üreticisi olan FNSS, ağırlıklı olarak zırhlı

kule, mekanik sistemler ve araç arayüzlerini, askeri elektronik sistemler üreticisi Aselsan ise

 gündüz ve gece görüş, atış kontrol ve stabilizassyon sistemini geliştirecek.

Sistemde kullanılacak top ile eş eksenli olarak yerleştirilmiş bir adet de 7,62 mm makinalı

tüfek bulunacak ve kulede sis bombaları yer alacak.

Silah kumanda birimiyle sistemin tüm fonksiyonları uzaktan kumanda edilebilecek. kule üzerinde

 bulunacak ısıya duyarlı termal kamera, gündüz görüş kamerası ve lazer mesafe ölçme cihazı ile

gece-gündüz her türlü hava koşulunda sistem görevini icra edebilecek.
Sistem elektronik stabilizasyon ve otomatik hedef izleme özelliği sayesinde hareket halinde iken

 üzerine yerleştirildiği aracın hareketinden etkilenmeden ateş edebilecek.

HAREKET HALİNDE HAREKETLİ HEDEFLERE YÜKSEK İSABET

Sistem otomatik olarak balistik hesaplamaları yapacak ve nişancıya zırh koruması altında sadece

tetiğe basmak kalacak. Bu özellikleri sayesinde sistemde, hareket halinde ve hareketli hedeflere

karşı çok yüksek isabet oranı elde edilebilecek.

Taktik tekerlekli ve paletli araçlara entegre edilerek konvoy korumasında ve asimetrik tehditlere

karşı yakın kara ve hava savunmasında ve çok etkin kullanım olanağı bulunuyor. Hafif ve maliyet

etkin çözümü sayesinde silahlı kuvvetlerde yaygın olarak bulunan bir çok araca takılması mümkün

olacak.

Kule üzerinde bulunan gece görüş ve gündüz görüş kameraları sayesinde gece ve kötü görüş

şartlarında çıplak gözle görülemeyen uzaklıktan hedeflerin tespit edilebilmesi ve isabetli atış yapılması sağlanacak.

Bilgisayar ile kontrol edilen sistemde sabit veya hareketli hedefleri otomatik olarak belirleme,

tanımlama ve takip etme yeteneği bulunacak. Bu sayede hareket halinde olan hedefler bile aracın

hareketinden etkilenmeden otomatik olarak yakalanıp, takip edilebilecek ve otomatik balistik

 hesaplama ile ateş altına alınabilecek.

HÜRRİYET

Yorum (yok) Yorum yaz!

UZAYDA İLK BEBEK


22/3/2008 · Kategori: HABERLER

'Uzay ameleleri' harıl harıl çalışıyor. 53 milyar

dolarlık 'en pahalı inşaat' tepemizde yapılıyor. İlk uzaylımız orada doğacak.

 İşte o müthiş çalışma.

Uzay İstasyonu birçok bilimsel araştırmanın merkanı oldu. Ancak pek yakında çok

daha büyük bir adımın atılması bekleniyor: Uzayda ilk bebek. UUİ'de bir bebeğin

doğumu planlanıyor. 14 yıldır ABD'deki Merkezi Havacılık Hastanesinde çalışan

Prof. Rostislav Beleda, bir kadının uzayda hamile kalabileceğini ve bebeğini UUİ''de doğurabileceğini geçen hafta açıkladı. Böylelikle ilk "uzaylı" bebeğimiz de olmuş olacak.

Kaynak:Hürriyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

Bu köy erkeksiz kaldı


12/2/2008 · Kategori: HABERLER

Rusya'da erkek sayısı azalıyor. Slydzi köyu "tamamen erkeksiz" ilk köy oldu. Köyde sadece 100 kadın yaşıyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın bitişi ve SSCB’nin çöküşünden bu yana Rusya’da erkeklerin yaş ortalaması hızla iniyor. Yaş ortalamasının 59’a düştüğü Rusya’da birçok köy de erkeksiz kalmış durumda.

Slydzi bu köylerden biri. Son erkeğini geçen yıl kaybeden köyde, 100 kadın yaşıyor. Slydzi bundan 50 yıl önce ülkenin batısında kadın, erkek ve çocukların yaşadığı, kalabalık bir nüfusa sahip normal bir köydü.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Bırakın onlarda özgür olsun


2/2/2008 · Kategori: HABERLER

Özgürlük için türban serbest kalmalı

Üniversitelerarası Kurul üyelerinin türban serbestisinin laikliğe tehdit

olduğu uyarısını yaptığı gün çeşitli üniversitelerden 600'ü aşkın akademisyen, üniversitelerde kılıkkıyafetin serbest bırakılmasını destekleyen bir bildiri yayınladı. Çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin, üniversitelerde kılık-kıyafetin serbest bırakılmasını destekleyen bildirisine destek her geçen dakika artıyor. ''Öğretim üyelerinden üniversitede özgürlük bildirisi'' başlıklı metne imza veren öğretim üyeleri arasında

Gazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Levent Köker,

Selçuk Üniversitesi'nden Doç. Dr. Şaban Çalış,

Bilgi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Nesin,

Bilkent Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ümit Cizre,

 ODTÜ'den Prof.Dr. Elisabeth Özdalga,

Bahçeşehir Üniversitesi'nden Prof. Dr. Eser Karakaş,

 Gazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Naci Bostancı,

Prof. Dr. Mümtazer Türköne 

 Gazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Atilla Yayla bunlardan başka daha bir çok profesor ve doktor yer alıyor.
Bildiride şu ifadelere yer verildi: ''Öğretim üyeleri olarak, bizler, kılık kıyafet konusunda yıllardır uygulanan politikaları ve son günlerde yapılan tartışmaları yakından ve kaygıyla izliyoruz. Üniversitelerin düşünce, ifade, din ve inanç özgürlükleri ile eğitim ve öğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasakçı değil, özgürlükçü bir tavır alması gerektiğini düşünüyoruz. İstisnasız her demokratik ülkede olduğu gibi, üniversitelerimizde de kılık kıyafet serbestliğinin hiçbir din, inanç, düşünce, ırk, grup ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın bütün öğrencilere tanınması gerektiğine inanıyor, aksi yöndeki tüm düzenleme ve uygulamalara bir an önce son verilmesini talep ediyoruz.''

Yorum (yok) Yorum yaz!

TÜRBAN GERİLİMİ


2/2/2008 · Kategori: HABERLER

Türkiyenin gündeminde  dün türban gerilimi vardı. 

Üniversitelerde türbanı serbest bırakacak Anayasa değişikliği teklifi, rektörlerle YÖK'ü karşı karşıya getirdi. Türbanın yükseköğretimde serbest bırakılmasına karşı çıkan rektörler, Üniversitelerarası Kurul'u (ÜAK) olağanüstü toplayarak, "Türkiye din devletine dönüşür" uyarısıyla bildiri yayınladı. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ise toplantıyı "hukuk dışı" ilan etti ve rektörlere "türban yetkinizde değil" mesajı verdi. Hava muhalefeti ve THY'deki aksamalar nedeniyle 1.5 saat geç başlayan toplantıya, seçildiği gün Üniversitelerarası Kurul toplantılarına katılmayacağını açıklayan YÖK Başkanı Özcan'ın bulunması sürpriz oldu. Özcan, üstü kapalı tehditler içeren konuşması rektörlerin "sessiz" protestosu ile karşılandı. ÜAK Başkanı Akaydın, Özcan'a, normal olarak kürsüde ayrılmış olması gereken bir koltuk yerine salonda rektörlerin arasında bir yer gösterdi. Ancak Özcan kürsüde kalmak istediğini söyleyince bir sandalyeye oturtuldu. Basına kapalı bu bölümde Özcan, kendisini eleştiren rektörlerin konuşmasını dinledi. "Türban konusu üniversiteleri yakından ilgilendirir" vurgusu yapan rektörler, türbanın serbest bırakılmasının kamplaşmaya, öğrenciler arasında ayrıma neden olacağı, taşrada tarikatların gelişmesini sağlayacağını söyledi.. Toplantı devam ederken Erdoğan'ın "darbe çığırtkanlığı yapmakla suçladığı Giresun Üniversitesi Rektörü Osman Metin Öztürk, Ankara Üniversitesi Rektörü Nusret Aras ve Rektör Yardımcısı Ramazan Arslan ayrı bir odaya giderek bildiriyi hazırladı. Akaydın da bildiriyi Özcan içerideyken okudu.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Şırnak’ta operasyon


18/1/2008 · Kategori: HABERLER

ŞIRNAK’ın Cudi Dağı'nda dün PKK’lı teröristlere yönelik başlatılan operasyonun çapı genişliyor.

Komandolar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Bestler Dereler Bölgesi ve Kato Dağı’na sevkedildi. Hava destekli operasyonun halen devam ettiği belirtilirken, dağlardaki mağaralar da didik didik ediliyor.

Diyarbakır 2'inci Hava Kuvvet Komutanlığı’ndan kalkan F-16 savaş uçakları da gün boyu Kuzey Irak sınırında keşif uçuşları gerçekleştirdi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terör örgütü PKK’ya yönelik dün başta Cudi Dağı olmak üzere başlattığı hava destekli operasyon kesintisiz devam ediyor. Şırnak’ta operasyonun çapı genişletilirken, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Bestler Dereler Bölgesi ve Kato Dağı’na da komandolar sevkedildi. Sayıları açıklanmayan bir grup teröristin peşine düşen komandolar, bölgedeki mağaraları didik didik ediyor. Dere ve nehirlerin geçtiği kırsal alanlarda da arazi arama tarama faaliyeti sürüyor. Tam teçhizatlı komandolar, stratejik öneme sahip bölgelerde, askerlerin geçiş yapacağı akarsu üzerindeki köprülerin altlarını da kontrol ediyor. Gecici köy korucuların da katıldığı operasyonlar, Şırnak’ın Uludere ile Hakkari’nin Şemdinli İlçesi arasındaki 280 kilometrelik bölgede devam ediyor.

Şırnak’taki 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı ile Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ndeki 21'inci Jandarma Sınır Taktik Tugay Komutanlığı’ndan havalanan Kobra, Süper Kobra ve Sikorsky helikopterleri Kuzey Irak’a yakın bölgelerde sürekli keşif uçuşları yapıyor. Stratejik noktalardaki yol güzergahları denetim altına alınırken, askeri panzerler sık sık devriye geziyor. Mayın taraması yapan askerlerin zırhlı araçlara astıkları Türk bayrakları da dikkat çekti.

HAVADA UÇAK HAREKETLİLİĞİ

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK yuvalarına yönelik Kuzey Irak’a yaptığı hava operasyonlarının ana merkezi olan Diyarbakır 2’inci Hava Kuvvet Komutanlığı 8’inci Ana Jet Üssü’nde bugün F-16’ların hareketliliği gözlendi. Üstten ard arda kalklan savaş uçakları Kuzey Irak sınırına yönelirken, bu bölgede keşif uçuşları gerçekleştirildiği belirtildi.

Alıntı

Yorum (yok) Yorum yaz!

Diyarbakır'da patlama


3/1/2008 · Kategori: HABERLER

Diyarbakır'da meydana gelen patlamada 5 kişi hayatını keybetti. 67 kişi de yaralandı.

 

Diyarbakır'da bu akşam saatlerinde teröristler önceden patlayıcı yükleyip caddeye park ettikleri araç, Askeri personel taşıyan sivil bir servis otobüsü geçerken infilak etti. Patlamada 5 kişi yaşamını yitirdi, 30'u asker 67 kişi yaralandı. Yaralılardan 5'inin durumunun ağır olduğu belirtilirken, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

 

YOL KENARINDA BOBMA YÜKLÜ ARAÇ

Terör örgütü kanlı saldırısını bugün saat 16.50 sıralarında Dağkapı Semti'nde gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi ile Adliye Sarayı'nın hemen arkasından geçen ve kentin en kalabalık yerlerinden biri olan Selahattin Yazıcıoğlu Caddesi'nden, askerleri taşıyan sivil plakalı servis aracı geçerken, yol kenarına park eden araçlardan biri infilak etti. patlamayla birlikte askeri servis otobüsü ve infilak eden aracın yakınındaki 4 araç alev topuna döndü.

 

Askeri servis aracında ve çevre bulunanlar panik halinde kaçışırken, araçların benzin depoları infilak edince alevler hemen yakındaki elektrik trafosuna sıçradı. Yakındaki binaların hasar gördüğü patlamada 500 metre çapındaki alanda camlar kırıldı.

Olay yerindeki dersanede eğitim gören çok sayıda öğrenci sınıflarda patlayan camlardan yaralandı. Büyükşehir Belediyesi, Dedeman Oteli, Diyarbakır Adliyesi ve Galleria iş merkezinin bazı camları kırıldı.

 

Patlamada yaralananlar Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi, Diyarbakır Asker Hastanesi, Devlet Hastanesi ve diğer hastanelere kaldırıldı. İtfaiye de yanan araçların benzin depoları peşpeşe infilak ettiği için alevleri söndürmede zorlandı.

Diyarbakır'daki 7'nci Kolordu Komutanlığı'nın helikopterlerin inip kalktığı heliportun da yer aldığı Levent Kışlası'na ve Kurtoğlu Lojmanları'na 100- 200 metre uzaklıktaki olay yerine sevkedilen güvenlik güçleri, yeni patlamalar olabileceği olasılığına karşı çevreye kimseyi yaklaştırmadı.

Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, bombalı saldırıda sivil plakalı askeri servis aracının hedef alındığını, ancak patlamanın dersane önünde ve kentin kalabalık yerinde meydan gelmesi nedeniyle 30 askerle çok sayıda sivil vatandaşın da yaralandığını söyledi. Vali Mutlu, teröristlerin yol kenarına park edilen bir araca yerleştirdikleri patlayıcıyı uzaktan kumandayla infilak ettirdiğini belirtti.

Diyarbakır Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada ise  saldırıda 5 kişinin yaşamını yitirdiği, 5'i ağır 67 kişinin yaralandığı belirtildi. Valilik açıklamasında şöyle denildi:

Kaynak:Hürriyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::