Google


Hoşgeldin Ramazan Ayı


21/8/2009 · Kategori: MESAJLAR



Bembeyaz yağan bir karın, ne yaşanmışsa yaşansın, geçmişin tüm hataların örtüğü gibi Ramazan ayının da senin tüm   hatalarını örterek hayırlı yeni bir gelecek umut dolu yeni bir başlangıca vesile olmasını dilerim ....

Yorum (yok) Yorum yaz!

Hoş geldin rahmet ayı


21/8/2009 · Kategori: GUNUN ICINDEN



Farz olan orucun vakti Ramazan ayıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Bu sebeple Ramazan ayının taşıdığı maddi ve manevi özelliklerine birlikte bakalım. Bu özellikler kısaca şunlardır: 1.) İnsanlığı karanlıklardan çıkarıp aydınlığa kavuşturan Rabbimizin son mesajı Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, bu ayda yeryüzüne inmeye başlamış ve böylece insanlık için yepyeni ve mutlu bir dönem başlamıştır. Bu gerçek, Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirilmiştir: “Ramazan ayı ki onda Kur’an, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi.”

Yorum (yok) Yorum yaz!

RAMAZANI'I ŞERİFİNİZ MUBAREK OLSUN


21/8/2009 · Kategori: MESAJLAR


Başı RAHMET ortasiıMERHAMET sonu ise CEHENNEM'den AZAD olan Mübarek
  Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını dilerim....

Yagmur yüklü bulutlar gibi gelerek bizleri bereketiyle donatan Ramazan ayınız Mübarek olsun...
  Cenab-i Hakk'in kapısına ulastırmayacak yollara sapmaktan korumaya vesile olan mübarek Ramazan ayı hoş geldin.
  "Baslangıçlar sonucların tecelli yeridir"... Rahmet ile baslayan Ramazan ayının Kurtulus ile Tecelli bulması  temennilerimle...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Sevişme sahnelerimde hiçbir şey hissetmiyorum.


6/8/2009 · Kategori: MAGAZIN

beren saat Sinema oyuncuları,bazen tanımadıkları bazen de tanıyıp hiç hoşlanmadıkları insanları seviyormuş gibi yapmak oyuncuların görevinin bir parçası. Hatta bazen seviyormuş gibi yapmanın da ötesine geçip aynı yatağa girmek zorunda bile kalabiliyorlar. Seyretmesi belki keyifli olabilir ama ya oyuncular o sahneler çekilirken ne hissediyorlar. Çevrelerinde onlara komut veren bir yönetmen ve onlarca set elemanı varken çok özel bir anıberen-saat  canlandırmak gerçekten de pek kolay olmasa gerek.

       Kanal D ekranlarının sevilen dizisi Aşkı Memnu'nun yıldızı Beren Saat, bu tür sahneler için "Hiçbir şey hissetmiyorum, sadece işimi yapıyorum" diyor.

Saat kendisine sorulan 'öpüşürken ne hissediyorsunuz' sorusunu şöyle cevapladı: "Ben bir oyuncuyum ve dolayısıyla o sahnelerin benim açımdan diğerlerinden hiçbir farkı yok. Rol gereği öpüşürken hiçbir şey hissetmiyorum. Tüm oyuncular için geçerlidir bu durum."

Yorum (yok) Yorum yaz!

GÖRENLERİ ŞAŞIRTTI (çok büyüktü)


6/8/2009 · Kategori: HABERLER

denizden geldi denizden geldi-1 denizden geldi-2 denizden geldi-4 denizden geldi-5 denizden geldi-6 denizden geldi-7

İngiltere'nin Galler bölgesindeki Gower Yarımadası kıyılarında tatil yapanlar geçen gün kıyıya vuran tuhaf şeyi görünce tam bir şok yaşadılar.

GÖRENLERİ ŞAŞIRTTI Daha önce hiç görmedikleri bu tuhaf deniz "yaratığına" bakakalan yüzlerce kişi, önce su yüzeyinde yüzen, daha sonra da kıyıya vuran "yaratığın" yanına yaklaşmaya bile çekindi.

Uzunluğu 2 metreyi aşan ve tamamen ahtapot kolları gibi hareketli uzantılardan oluşan tuhaf "deniz canlısı"nın aslında tek bir canlı değil, yüzlercedenizden geldi-5  canlının oluşturduğu bir "koloni" olduğu anlaşıldı.

Swansea'da, Oxwich Beach adlı plaja vuran bu tuhaf "koloni" hakkında bilgi veren Swansea Üniversitesi'nden Prof. Paul Brain "Bu ender görülecek bir olay. Bu deniz canlıları 'barnakle" olarak biliniyor. Aslında derin sulardaki
gemi enkazlarına yapışır ve planktonla beslenip büyürler. Ancak su yüzeyinde böyle bir koloni görmek pek mümkün değil. Bu, fırtınalı havanın etkisi olmalı. Deniz son derece dalgalıydı ve büyük ihtimalle bu koloninin oluştuğu bir enkaz parçasını koarıp su yüzeyine getirdi. Gerçekten de çok korkunç görünüyor. İnsanların şaşırması çok doğal" dedi.

İspanya ve Portekiz'de bu deniz canlıları, midyeler kadar çok tüketiliyor. Üç kısmındaki kabukla birlikte servis ediliyor.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ağabeyini hapisten kurtarmak için..


6/8/2009 · Kategori: HABERLER

 

AĞABEYİ İÇİN İFADE DEĞİŞTİRDİ 
Siirt'te yerel radyodaki arkadaşını ziyaret ettiği için üvey ağabeyinin 6. kattan aşağı ittiği ve hastaneye götürülürken amcası tarafından sedyede bıçaklanan genç kız, ağabeyini hapisten kurtarmak için ifade değiştirdi. 
İki ay önce arkadaşını görmek için gittiği yerel radyoda yakınlarının saldırısına uğrayan 17 yaşındaki Narin E., Siirt Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadede, pencereden kendisinin atladığını söyledi. Narin E., bir önceki ifadesinin aksine "Ağabeyim beni itmedi" dedi. Böylece tutuklu bulunan Suat E. serbest kaldı. Narin'i yaralı haldeyken sedyede bıçaklayan amcasını da hapisten kurtarmanın yolları aranıyor. Olaydan sonra "Bu namus meselesidir. Onu eninde sonunda öldüreceğim" diye ifade veren Abdurrahim E.'nin avukatı, müvekkilinin cezai ehliyetinin olup olmadığının belirlenmesi için başvuruda bulundu. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevkedilen Abdurrahim E.'nin hastanede iki ay gözetim altında tutulabileceği belirtildi. Olaya ilgili iddianame de Abdurahim E. ile ilgili gelecek rapora göre hazırlanacak.Milliyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

Para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalktı!


6/8/2009 · Kategori: HABERLER

3. sayfa haber turu

 

Para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalktı!

Girdiği evde para bulamayan hırsız, bebeği çalmaya kalkışırken ikizinin uyanıp ağlaması sonucunda fark edildi, kaçmak isterken düşüp öldü...
Adana'da evinden kaçırılmak istenen 1.5 aylık Mustafa Atakul, acıktığı için uyanıp, ağlayan ikizi sayesinde kurtuldu. Ağlayan bebeğin karnını doyuran anneyle göz göze gelen şüpheli 46 yaşındaki Mustafa Çakmak, kucağındaki bebeği bırakıp, yatak odasına saklandı. Çakmak, ikizlerin babasıyla yaşadığı boğuşmada bıçakla yaralanıp, kaçmak amacıyla 2'nci kattaki evin balkonundan atlayınca kemikleri kırılıp, yaşamını yitirdi.
Tüyleri ürperten bebek hırsızlığı girişimi olayı, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Hanedan Mahallesi Bakımyurdu Caddesi'nde, Atakul ailesinin kiracı olarak oturduğu meydana geldi. 2'nci katta oturan 30 yaşındaki Yasemin ve Mehmet Atakul çifti, havanın sıcak oluşu nedeniyle, 2 yaşındaki kızları Gülten ve 1.5 aylık ikizleri Mustafa ve Ramazan Atakul ile birlikte balkonda yattı. Anne Yasemin Atakul, ikizlerden, acıkan Ramazan'ın ağlamasını duyunca, onu alıp içeri geçti. Bebeği için mama hazırlayıp, karnını doyurmaya hazırlanan anne Atakul, oturma odasına geçtiğinde kucağında diğer ikiz bebeği Mustafa bulunan Mustafa Çakmak ile karşılaştı. Yasemin Atakul, "Yetişin çocuğumu kaçırıyorlar" diye bağırması üzerine telaşlanan Mustafa Çakmak, bebeği kanepenin üzerine fırlatıp, yatak odasına kaçtı. Bu sırada, inşaat işçiliği yapan Mehmet Atakul da uyandı. Yatak odasındaki elbise dolabının kapağında şüpheli Çakmak'ın parmaklarını gören Atakul, eşine "Polise haber ver. Bana da bıçak getir" dedi.
Mehmet Atakul, bıçakla yatak odasına girdiğinde Çakamak dolaptan çıkıp, onunla boğuştu. Boğuşma sırasında sağ kalçasından bıçakla yaralanan Mustafa Çakmak, 2'nci kattaki balkondan atladı. Ağır yaralanan, hırsızlıktan sabıkası ve çok sayıda polis kaydı bulunduğu belirtilen Çakmak, Mehmet Atakul'un çağırdığı ambulansla Adana Devlet Hastanesi'ne götürüldü, ancak müdahaleye rağmen olaydan yaklaşık 2 saat sonra yaşamını yitirdi. Gözaltına alınan Mehmet Atakul, sorgusundan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

İKİZLERE SARILIP AĞLADILAR


Atakul çifti, olayın ardından kızlarına ve ikiz bebeklere sarılıp, "Böyle olsun istemezdik" diyerek ağladı. Kucağında Ramazan'la ağlayan anne Yasemin Atakul, "Ramazan, Mustafa'nın kurtulmasını sağladı. Ramazan uyanınca Mustafa kurtuldu. Çok kötü anlar geçirdik. Ramazan mama için ağlayarak uyandı. Ona mama vermek için içeri getirdim. Birden hırsızla göz göze geldim. Mustafa elindeydi ve sıkı sıkı tutmuştu. Ben bağırınca Mustafa'yı kanepe üzerine fırlatıp, 'Sus' dedi. O arada eşim uyanınca yatak odasına kaçtı. Sonra eşim benden kendini savunması için bıçak istedi ve polisi aramamı istedi. Birden çıkarak eşimin üzerine yürüdü, koşarak balkondan atladı. Ramazan sayesinde hepimiz kurtulduk. Allah çocuklarımı bize bağışladı" dedi.
Oğlu Mustafa'yı öpen Mehmet Atakul da "Seni götürselerdi ben ne yapardım?" diye gözyaşı döktü. Çocuklarını kaybetme korkusu geçirdiğini kaydeden Atakul, "Böyle olsun istemezdim. O da bir can. Kendini balkondan aşağı attı. Kurtulsun diye ambulansa haber verdim. Fakat olmadı" diye konuştu.
Atakul çifti, yaşadıkları bu olay sonrası aynı binanın birinci katında oturan ev sahiplerinin kendilerinden evden çıkmalarını istediğini de sözlerine ekledi.Milliyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

Anadolu öğretmen liselerine öğrenci seçimi


17/7/2009 · Kategori: EGITIM

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Anadolu Öğretmen Liseleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Anadolu öğretmen liselerine aday seçiminde öğrencinin, fiziki görünüşü itibarıyla, bilinen bir bedeni ve ruhi bozukluğunun bulunup bulunmadığı (kekemelik, körlük, şaşılık, sağırlık, yürümeye engel derecede topallık, cücelik, bulaşıcı kellik ve benzeri özrü olup olmadığı) gibi
konuların göz önünde bulundurulacağına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.

Yönetmelikle, 6 Eylül 1998’de
Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu Öğretmen Liseleri Yönetmeliğinin 9. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırıldı.

Yürürlükten kaldırılan hüküm, "Aday seçiminde öğrencinin, fiziki görünüşü itibarıyla, bilinen bir bedeni ve ruhi bozukluğunun bulunup bulunmadığı (kekemelik, körlük, şaşılık, sağırlık, yürümeye engel derecede topallık, cücelik, bulaşıcı kellik ve benzeri özrü olup olmadığı), gibi hususlar göz önünde bulundurulur" düzenlemesini içeriyordu.

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama yapan
MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, kekeme, görme engelli ve duyma problemi yaşayan öğrencilerin de diğer okullara giderek öğretmen olduklarına dikkati  çekti. Balıbey, bunun için Anadolu Öğretmen Liselerinde de bu uygulamanın kaldırıldığını söyledi.
Milliyet

Yorum (yok) Yorum yaz!

OKULDAN ATILANLARA SINAV ŞANSI


17/7/2009 · Kategori: EGITIM

sınav hakkı 2008-2009 eğitim-öğretim yılına mahsus olmak üzere, ortaöğretim kurumlarında Eylül ayındaki sorumluluk sınavı döneminde; önceki yıllar ve alan değişikliğinden dolayı sorumlu derslerin yanı sıra, ders kesiminde gerçekleştirilen ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları itibarıyla öğrenciler, öğrenim gördükleri sınıfta başarısız oldukları en fazla 4 dersten sınava alınacak.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu imzasıyla yayımlanan genelgede, ortaöğretim kurumlarında ders kesimini takiben yapılan ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavlarının tamamlandığı hatırlatılarak, konuyla ilgili yapılan değerlendirme sonucunda; az da olsa bir kısım öğrencinin sınavlarda istenilen başarıyı elde edemediklerinin anlaşıldığı ifade edildi.

Genelgede, bu nedenle 2008-2009 yılına mahsus olmak üzere, Bakanlığa bağlı tüm ortaöğretim kurumlarında Eylül ayında yapılacak sorumluluk sınavı döneminde; önceki yıllardan sorumlu olunan dersler ile alan değişikliğinden dolayı sorumlu tutulan derslerin yanı sıra, ders kesiminde gerçekleştirilen ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları itibarıyla öğrencilerin, öğrenim gördükleri sınıfta başarısız oldukları en fazla 4 dersten sınava alınmaları istendi.

Genelgede şunlar kaydedildi:

''Sınava girilecek derslerin 17-21 Ağustos 2009 tarihleri arasında öğrenci, veli işbirliği ile belirlenerek, örneğine uygun dilekçe ile okul müdürlüğüne bildirilmesi ve sınav programının ilan edilmesi,

Cumartesi ve pazar günleri de dahil günlük en fazla 4 derse kadar sınav yapılabilmesi,

İkinci defa sınıf tekrarı durumuna düşmesi sebebiyle, 2008-2009 eğitim-öğretim yılı ders kesimi ve ortalama yükseltme sınavları sonu itibarıyla okulla ilişiği kesilen öğrencilerden; bu genelge kapsamında yapılacak sınavdan yararlanmak isteyenlerin 14 Ağustos 2009 tarihi mesai bitimine kadar müracaat etmeleri halinde tekrar eski okullarına kayıtlarının yapılarak sınavlara alınması,

Sınavların yürütülmesinde herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi bakımından, okul müdürlüklerince öğretmenlere gereken duyurunun yapılması.''

(a.a)

Yorum (yok) Yorum yaz!

Adanada sekiz kişilik ailesini katleden oğulları...


2/6/2009 · Kategori: GUNUN ICINDEN


Adana'nın Ceyhan İlçesi'ndeki bir sağlık ocağında çalışan doktorun, çalışma arkadaşı hemşirenin işe gelmemesi üzerine zehirlenme şüphesi ile itfaiyeye haber vermesinin ardından Huzurevler Mahallesi'ndeki eve ulaşıldı. Polis ve itfaiye, saat 10.00 sularında çilingir yardımıyla girdikleri evin koridorlarında kanlarla karşılaştı.  
Yapılan incelemelerde değişik odalarda üçü çocuk, üçü kadın, ikisi erkek, sekiz kişinin cesedine ulaştı.

Cesetlerin ebe hemşire Nalan Yüksel, baba İbrahim Yüksel (64), anne Günay Yüksel (62), 6 yaşındaki Vedat Yüksel, lise öğrencisi Halil İbrahim Kopar (17), ÖSS'ye hazırlanan Arif Kopar (19), kardeşinin eşi Gül Yüksel ve kardeşi Ali Yüksel'e ait olduğu bildirildi. Öldürülen Halil İbrahim Kopar ile Arif Kopar'ın Nalan Yüksel'in 10 yıl önce Celal Kopar'dan olduğu öğrenildi.

Emniyet yetkilileri, komşuların silah sesi duymaması nedeniyle olayın susturucu kullanılarak işlendiğini tahmin ettiklerini kaydetti. Cesetlerden 3'ünün salonda, 1'inin mutfakta, diğerlerinin ise oturma ve yatak odalarında bulunduğu belirtildi.
Öğlen saatlerinde Adana Valisi İlhan Atış, evin 38 yaşındaki oğlunun silahıyla birlikte cinayet zanlısı olarak yakalandığını açıkladı. Katil zanlısı olarak yakalanan evin oğlu 38 yaşındaki Murat Yüksel, yoğun güvenlik önlemleri altında getirildiği emniyet müdürlüğü binasının arka girişinden içeri alındı.Zanlı emniyete getildiğinde yüzünü sakladı ve hemer sorgusu başladı. Murat Yüksel'in ordudan atılma eski bir astsubay olduğu ve bu yüzden cinayeti profesyonelce işlediği iddia edildi.
11 katlı binanın son katında işlenen cinayetlerle ilgili savcılık ve olay yeri ekiplerinin incelemesinin sona ermesinin ardından cenazelerin otopsi için Adli Tıp'a götürülmesi için harekete geçildi. Ancak cesetlerin merdivenlerden indirilmesinin güç olacağı için dairenin demirleri kesildi. İtfaiyenin vinci ile cesetler teker teker aşağı indirildi.
Daha sonra cenazeler, incelenmek üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Katliamın yapıldığı apartmanın 10’uncu katında oturan komşuları, “Ben 11 yıldır burada oturuyorum. Olayın meydana geldiği dairenin çaprazlarında oturuyorum. Bu aile de burada 5 yıldır oturuyor. Silah sesi filan duymadık. Daha önce de 1-2 defa kavga gürültü olmuştu. Ama net olayı bilmiyoruz” dedi.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::